Sayın Adnan Oktar’ın, Sayın Erbakan’a ve Sayın Tayyip Erdoğan’a önerdiği ve bu sayede Refah Partisi’ni hem yerel hem de genel seçimlerde muazzam bir şekilde başarıya taşıyan modern çizgiye karşı, zamanla parti içinde olumsuz bir reaksiyon gelişmiştir.

Refah Partisi içinde zamanla yenilikçiliğe karşı oluşan muhalefet ve modern görüntü karşıtlığı ile Refah Partisi içinde fikir ayrılıkları baş göstermiştir.

Diğer taraftan, Refah Partisi’nin modern ve yenilikçi çizgisini görerek oy veren modern kesimler de, Refah Partisi’ndeki bu modernlik karşıtı hareketleri gördüklerinden dolayı, partiye olan desteklerini kesmeye başlamışlardır.

Sayın Adnan Oktar’ın önerdiği modern, ilerici anlayışa parti içinde başlayan karşı çıkışın ardından, Refah Partisi hakkında iktidardayken sözde bir irtica tehlikesi öne sürülmeye başlanmıştır. Refah Partisi’nin modern çizgiden gelenekçi ortodoks çizgiye yeniden dönmesi bahane edilmiş ve ardından 28 Şubat 1997 postmodern darbesi meydana gelmiştir. Bu darbenin ardından 18 Haziran’da Sayın Necmettin Erbakan Başbakanlık görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır.

Süreç bununla da sona ermemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, iktidarda iken Refah Partisi hakkında, güya “Lâik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri” gerekçesiyle kapatma davası açmıştır.

8 ay süren dava sonunda Refah Partisi, 16 Ocak 1998’de Anayasa Mahkemesi tarafından; parti görevlilerinin laiklik karşıtı eylemleri, devletin kurucusuna karşı suçlamaları ve başörtüsü ile ilgili siyaseti gibi bazı nedenler öne sürülerek kapatılmıştır. Dava devam ederken Necmettin Erbakan başkanlığındaki Refah Partisi, 28 Şubat süreci içerisinde iktidardan uzaklaştırılmıştır.

Sayın Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde partiden ayrılan bir grup ise Sn. Adnan Oktar’ın gösterdiği çizgide bir ruhla ve felsefeyle hareket etmişler ve başarılı olmuşlardır.



Daha yeni Daha eski