Sanıklar ve müdafilerince davaya konu suç isnatları hakkında CMK m.67 uyarınca bilimsel ve hukuki uzman görüşleri alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Bu bilimsel görüşler davaya konu birçok suç isnadını aydınlatma noktasında büyük öneme haizdir. Ancak her biri alanında uzman kişilerce alınan bu mütalalar mahkeme huzurunda tartışılmamış ve mahkeme heyetince değerlendirmeye alınmamıştır. Dava dosyasını inceleyerek bilimsel ve hukuki görüşlerini sunan uzmanlar ve görüşlerinin konuları şu şekildedir:

 

Yargıtay 4. Ceza Dairesi eski başkanı Sayın Osman Yaşar 18.11.2020 tarihli uzman mütalasında; Örgüt suçunun unsurlarının dosyamız bakımından oluşmadığını ve irade fesadı yoluyla dini telkinin mümkün olmadığını belirtmiştir.

 

Yargıtay 4. Ceza Dairesi eski başkanı Sayın Osman Yaşar 24.12.2020 tarihli uzman mütalasında; FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun unsurlarının dosyamız bakımından oluşmadığını belirtmiştir.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi eski başkanı Sayın Osman Yaşar 10.01.2021 tarihli uzman mütalasında;  Sanık Deniz Tanık’a isnat olunan kişiler arasındaki konuşmanın dinlenmesi ve kayda alınması  suçu ile Rasin Kotil, Ali Suat Kütahnecioğlu ve Mehmet Murat Atmaca’ya isnat olunan 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarının unsurlarının oluşmadığını ve bu suçlar bakımından TCK m.220/5’in uygulanamayacağını belirtmiştir.

 

Yargıtay 6. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Sayın Ali Turhan 10.11.2020 tarihli uzman mütalasında; Örgüt suçunun unsurlarının dosyamız bakımından oluşmadığını ve dosyamızdaki etkin pişman ifadelerinin CMK 148/5’e aykırı olduğunu belirtmiştir.

 

Yargıtay Ceza Dairesi Onursal Başkanı Sayın Ahmet Ceylani Tuğrul 11.05.2020 tarihli uzman mütalasında; “dini telkinle irade fesadının” mümkün olmadığını ve dosyamız müştekilerin böyle bir eyleme maruz kalmadıklarını belirtmiştir.

 

Yargıtay 19. Ceza Dairesi Onursal Başkanı Av. Ramazan Özkeper 12.11.2020 tarihli uzman mütalasında, dosyada mübrez MASAK raporlarını incelemiş ve bu raporlara konu şirket faaliyetlerinde suç unsuru olmadığına dair görüşlerini sunmuştur.  

 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Sayın Dr. Bilal Kartal 08.09.2020 tarihli mütalasında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından TBAV hakkında tanzim edilen raporun usul ve yasaya aykırı olduğuna dair görüşlerini sunmuştur.  

 

Siber Adli Bilişim Uzmanı ve çok önemli davalarda bilirkişilik yapmış Sayın Tuncay Beşikçi 08.01.2021 tarihli uzman mütalasında; elkonulan dijital materyallerin hukuka aykırı yöntemlerle alındığını, kopyalandığını, incelendiğini ve bu nedenle tamamının hukuka aykırı olduğunu detaylarıyla teknik ve hukuki detaylarıyla izah etmiştir.

 

Siber Adli Bilişim Uzmanı Sayın Tuncay Beşikçi 28.10.2020 tarihli uzman mütalasında; Dosyamızda mübrez HTS-BAZ kayıtlarını incelemiş ve bunların sanıklar aleyhine delil olamayacağını belirtmişti. Ayrıca “Herkül.org” ve “Yaşar Yakış’a gönderildiği iddia edilen maili” incelemiş ve sanıklara isnat edilen suçlamaların doğru olmadığını teknik detaylarıyla beraber izah etmiştir.

 

Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı Teknik Foto Film Ses Analiz Laboratuvarı’nın kurucusu, Elektronik Sistemler Konusunda Uzman, Ankara Adli Yargı İlk Derece Komisyon Başkanlığı’nda Resmi Bilirkişi, Elektrik Elektronik Mühendisi, Kriminalistik Bilim Uzmanı (Ses ve Görüntü Analiz Uzmanı), Levent Güner 24.11.2020 tarihli uzman mütalasında, müştekiler tarafından dosyaya sunulan ve Adnan Oktar’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarını incelemiş ve bu kayıtlarda “silme, ekleme ya da yer değiştirme yoluyla etkileyen müdahillerin bulunduğu ve bu nedenle belirtilen ses ve konuşma içeriklerinin ilk oluşturulduğu halini korumadığını” belirtmiştir.

 

Kriminalistik Bilim Uzmanı (Ses ve Görüntü Analiz Uzmanı), Levent Güner 24.11.2020 tarihli uzman mütalasında;müşteki Piraye Yüce’ye ait olduğu iddia edilen görüntüleri incelemiş ve Siber Suçlarla Mücadele Adli Büro ekiplerince yapılan değerlendirmenin “kabul görmüş standartların dışında”  yapıldığını ve görüntülerdeki kişi ile müşteki Piraye Yüce arasında farklılıklar olduğunu belirtmiştir.

 

Kriminalistik Bilim Uzmanı (Ses ve Görüntü Analiz Uzmanı), Levent Güner 19.11.2020 tarihli uzman mütalasında; müşteki Beyza Banu Yavuz ile sanık Oğuzhan Sevinç’in yer aldığı görüntüleri incelemiş ve her iki görüntünün de “tanıma ve tespit” kriterlerinin dışında olduğunu ve görüntülerdeki erkek şahsın Oğuzhan Sevinç ile karşılaştırılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.

 

Kriminalistik Bilim Uzmanı (Ses ve Görüntü Analiz Uzmanı), Levent Güner 30.09.2020 tarihli uzman mütalasında; Motorola marka telsizlerin iddia edilenin aksine askeri amaçlara üretilmemiş olduklarını ve hiçbir belge veya lisans gerektirmeden piyasadan rahatlıkla alınabileceğine dair mütalaa sunmuştur.

 

Kriminalistik Bilim Uzmanı (Ses ve Görüntü Analiz Uzmanı), Levent Güner 10.04.2020 tarihli uzman mütalasında Sayın Levent Güner, sanık Kübra Kartal’a ait olduğu iddia edilen görüntü kayıtlarını incelemiş ve Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından yapılan incelemenin hatalı değerlendirmelere dayalı olduğuna dair görüşlerini sunmuştur.

 

Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı Doç Dr Yasin Ataç 12.11.2020 tarihli uzman mütalasında, müşteki Beyza Özalıcı’nın emniyet ifadesi, teslim tutanağı ve fotoğraf teşhis tutanağındaki imzaları incelemiş ve bu imzaların Beyza Özalıcı’nın eli ürünü olmadığına dair kesin kanaat belirtmiştir.

 

Adli Bilim (Grafoloji-Sahtecilik) Uzmanı Msc. Mustafa Kaygısız 23.11.2020 tarihli uzman mütalasında, sanık Aslınur Alçakalan’a ait olduğu iddia edilen ve husumetli kişilerce basına vs servis edilerek kamuoyu infiali oluşturmak istenen yazı ile Aslınur Alçakalan’ın kendi yazısı arasında farklılıklar olduğunu belirtmiştir.

 

Hitit Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Adli Bilimler Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sayın Veysel Dinler 02.10.2020 tarihli uzman mütalasında;

Mert Sucu olayının meydana geliş şekli üzerindeki şüpheleri ve karanlık noktaları incelemiş, gerek Olay Yeri İnceleme Ekibi tarafından yapılan usul hatalarını ve eksik soruşturma detaylarını, gerekse müşteki özel harekat polislerinin ifadelerindeki çelişkileri ve oluşa göre açıklanamayacak beyanları değerlendirmiştir.

 

ABD’de FBI ile çalışmalar yürütmüş ve olay yerinin rekonstrüksiyonu, olay yeri fotograflama konularında uzman JACOBUS STEYL ve 1984 yılında Güney Afrika Polis Gücü’nde hizmete girmiş, 1989 yılından itibaren Adli Bilimler Laboratuvarı Balistik Bölümü’nde görev yapmış 36 yıllık polis JAN CHRISTOFFEL DE KLERK 07.01.2021 tarihli uzman mütalasında;

Mert Sucu olayı bakımından iddia edilen bir kısım teknik detayları bilimsel teknikler bakımından incelemiş, iddia edilen oyaın rekonstrüksiyonu çalışmasını yaparak müşteki özel harekat polislerinin ifadelerindeki hayatın doğal akışına aykırı ve teknik olarak mümkün olamayacak yönleri ortaya koymuştur.

 

SMMM Yeminli Mali Müşavir Bilirkişi Sayın Mustafa Köksoya 01.04.2020 tarihli uzman mütalasında, Dosyamızdaki MASAK raporları ve vergi tekniği inceleme raporlarını incelemiş ve  A9 TV ile ilgili iddiaların doğru olmadığına dair detaylı bir mütalaa sunmuştur.

 

Yeminli Mali Müşavir Noyan Alper Ünal 08.12.2020 tarihli uzman mütalasında; dosyamızda mübrez vergi tejniği raporlarını incelemiş ve iddia olunan aklama suçlarının ilgili şirketler bakımından oluşmadığını belirtmiştir.

 

Ancak mahkeme heyeti tüm bu uzman mütalalarını ne mahkeme huzuruna getirmiş ne de hüküm verirken değerlendirmemiştir. Bu mütalalar dosyada yokmuş gibi davranmıştır. Halbuki Yargıtay Ceza Genel Kurulu; “Soruşturma veya kovuşturma makamlarınca derlenmiş bilirkişi mütalaaları ile tarafların kendi girişimleriyle aldırmış oldukları özel bilimsel görüşlerin duruşma evresinde tartışılma ve değerlendirilmesi usulünün farklı olmayıp aynı hükümlere tabi bulunduğunu” (Yargıtay CGK, 2006/7-336 E, 2007/198 K, 09.10.2007 T.)  belirtmektedir.

 

Yukarıda detayları yazılı mütalaların büyük kısmının mahkemenin uzmanlık alanına girmediği açıktır. Bu nedenle alanında ehil ve ülkemiz çapında güvenilirlikleri tescilli uzmanlarca verilen teknik, mali vb konularındaki mütalaarın önemi büyüktür. Bu nedenle mahkeme heyetince sanıkların savunma hakkını engellemeye yönelik bu uygulama hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.


⬅️

2.40 - CMK'NIN 102/3. MADDESİNDEKİ DÜZENLEMEYE AYKIRILIKLAR 

➡️

BÖLÜM 3 - MALİ SUÇLARLA MÜCADELE ŞUBESİNDEKİ BİR KISIM MEMURLAR TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN KUMPAS GİRİŞİMLERİ 


Daha yeni Daha eski